Yeni bir eğitim-öğretim yılına başladık…
Bir çok çocuğumuz bu sene ilk defa okulla tanışacak, diğerleri de bir üst sınıfta yola devam edecek… Çok az bir kısmı da sınıf tekrarı yapmak zorunda kalacak…
Tüm öğrencilerimiz ve aileleri ve milletimiz için bu eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Havalar şimdilik günlük güneşlik ama önümüz kış. Çocuklarımız okuldaki imtihanları dışında yağmur, fırtına, kar ile ayrıca imtihan olacaklar.
Tabiî ebeveynler ve şehri yönetenler de bu imtihana tâbi olacaklar, olacağız…
Kendi çocukluğumdan hatırlıyorum…
Albayrak İlkokulu’na giderken, jandarmanın önünde yakalandığım Maraş’ın deli poyrazının beni uçurmasından korkmuştum. Bütün arkadaşlarla beraber o sırada aynı korkuyu yaşamışızdır. Yürümeyi bırakıp, rüzgârın bizi uçurup götürmemesi için en yakın ağaç, tabela veya direklere tutunmuştuk…
Kışın unutulmaz klâsiklerinden biri de yağmur yağdığında derelere dönen yollarda ayaklarımızın sulara bata çıka okula gitmek veya okuldan eve dönme serüvenidir. Sularda “copurdamak” çocukluk için keyifli bir iş olsa da, ebeveynler için büyük sıkıntı…
Kaldırım var, yollar var ama yağmur suları yollarda dereler oluşturarak akmaya devam ediyor; ızgaralar ya yetersiz, ya da bakımsızlıktan tıkanmış ve görevini yapmıyor. Veya lâletayn yerleştirildiğinden, suyun aktığı yerle pek alâkası yok…
Sokakların en küçük yağmurda derelere dönüşmesi kasabalara yakışır. Ama Maraş, çocukluğumda neyse hâlâ aynı kasaba havasında. 50 yılda bu konuda değişen bir şey yok. Yağmur yağdığında sokaklarda hâlâ sulara bata çıka yürümek zorunda kalıyoruz.
Çocuklarımızı okula gönderirken, hâlâ, ayaklarını ıslatacaklar ve üşütüp hasta olacaklar endişesini taşımaya devam etmekteyiz. Evet, dün, bizim için ana babalarımız bu konuda endişe ederken, şimdi biz büyüdük ve aynı endişeyi bu defa çocuklarımız için bizler duymaktayız.
Maraş’ta büyük bir alt yapı çalışması var. Bakalım, yağmur yağdığında sokaklarında copurdamadan yürünebilecek bir şehir, Maraşlıya ne zaman nasip olacak? Medeniyet ve şehir olmanın ölçülerinden biri de yağmur yağdığında sokaklarda copurdamaya mecbur kalmadan yürüyebilmektir.
Roma medeniyet nizâmı, Roma yolu ile sembolleşir.
Büyükseşhir demekle büyükşehir olunmuyor. Sayıların büyük olması, kemmiyet köpürtüsü, keyfiyetin aleyhine olabilir kimi zaman.
Bu bir medeniyet vizyonu davasıdır.
