2019’da Büyük Maraş depremi 7,5 pazarcık merkezli olarak olacağı biliniyor ve doğrultusunda tatbikatı da yapılarak, depreme tamamen hazırlıklı olunduğu vurgulanmıştı.
2019 dan depremin olduğu 6 şubat 2023 tarihine kadarki süreçte binalardan neden karot örnekleri alınıp, ve performans analizi, zemin etüdü
gibi çalışmalar yapılmamıştır.
Tatbikat senaryosu görüldü ki aslı ile alakasız olarak yaşandı.
Konuya muhattap yetkili ve siyasiler de bu kadar yaşanan felaketden neden muaf tutuldu ?
Deprem senaryosu üzerine toplam 1413 personel, 1 helikopter, 271 araç, 1 arama ve kurtarma köpeğinin katılımıyla icra edildi.
3 Yıllık zaman diliminde yapılan hayali tatbikatın arkasından çıkan maliyet ne kadardı ?
Bu tatbikatın olması elzemdir, ancak yapılamayan performans analizleri nelerin yok olduğu, nelerin nelere maal olduğu ve bunun sonuç itibarı ile ne kadar ocaklara ateş düşürüldüğünün göstergesi olmuştur.
Denetimlerin ahbab çavuş ilişkileri, al gülüm ver gülüm dokunuşları ve yapanın kesesine kaldığı, hissedarların yaşamlarına ekonomiksel olarak renk katsada, mazlumların sahipsizlerin sığındıkları Rabb’lerinin aheste aheste gün gelir neleri çıkaracağını da görmek isteriz.
Çünkü depremde yıkılan veya ağır hasar alan binaların yapı denetimlerinin özelleştirilmesinden dolayı sağlıklı karar verebilme, doğrulara imza atma şanslarının zayıflığı sebebiyle binlerce insanın ölümüne ve yaralanmalarına yol açmıştır.
Sebebi ise yapı denetim firmalarının bağlantılı oldukları inşaat firmalarıyla aynı deliğe su bırakmalarıdır, Çünkü denetim firmaları gördükleri olumsuzlukları yazmaya kalkdıklarında inşaat firma yetkilileri sizinle çalışamayız dediklerini çok duyduk.
Bundan dolayı yapı denetim firmaları her zaman üç maymunu oynamıştır. Nedeni ise olumsuzluklar ne ise iyi veya kötü, at imzanı al paranı misyonuyla iş yerini ayakta tut, yoksa başka denetim firmalarıyla çalışacaklarını belirterek, ne kadar suç işleniyorsa kendilerine ortak etme eylemini her zaman sistemlerine dahil etmişlerdir.
Diğer taraftan geçmişten bu güne çürük, kalitesiz ne kadar demir, çimento ve hazır beton inşaat sektöründe kullanıldığı bilinmiyor.
Araştırmalarımıza göre merdiven altı diye tabir edilen inşaat demirlerinin olduğu duyumlarımızda var.
Bu demirlerlerin kalitesi saflık oranı, vukuamet gücü her inşaat yapım öncesi uygunluk skalası yapılıyor mu?
Çimentolarda edindiğimiz bilgilere göre dökme çimento diye tabir edilen (paketlenmemiş hali) silobas araçlarla taşınan çimentoların, yol boyunca hareketli sürtünmeden dolayı nemlenip taşa kesildiğini daha önce bu sektörde şoförlük yapan kişilerden öğrendik.
Böylece taş kesilen çimentolar nakil olacağı adreste tekrardan kırılıp ve öğütülerek toz haline getirilip, tekrardan paketlendiğini, akabinde ise direncini ve vukuamet gücünü yarı yarıya düştüğünü ve paket üzerinde belirtilen oranın yarısına indiği ehli tarafından bilinmektedir.
Ayrıca çimentonun raf ömrünün 3 ay olduğu ve bu süreçte kullanılmadığı takdirde ciddi oranlarda özelliğini yitirdiği ve satılmayan paketlerin tekrardan yeni malzeme ile harmanlanıp tekrar satışa sunulduğu, satılmadıkça döngünün bu şekilde devam ettiği ele alınırsa, depremde yıkılan, ağır hasar alan binaların sorumlularının da bu noktada yıkımlara asıl sebebiyet veren unsur olduğu az bilinen ve araştırılmaya ivedilikle namzet gerçeklerindendir.
Sonuç itibarıyla 50.490 vatandaşımızın öldüğü 113.000 kişinin yaralandığı ateşin düştüğü yeri yakarken, gün itibarıyla herşeyin unutulduğu,
kimine gül, kimine diken olduğu, kiminin yaşamın anlamının kalmadığı, kiminin asrın felaketinden nemalanıp servetine servet kattığının, çalanın kesesine kar kaldığını ve bunların huzur i mahşer de nasıl hesap vereceklerini düşündüğümüzde bizler gibi birçok kişinin inanıyoruz ki bu itibarı şahsiyeti yoksun insanlar oldukça bizlerede Cehennem’de yer kalmayacak.
Afetler ve felaketlerin Allah’tan geldiğine inananlardanız, lakin tedbir kul’dan takdir Allah’tandır.
Diyoruz ki tüm suçların faturası müteahhitlere çıkartılırken denetim bazında ne yapı denetimciler, ne belediye yapı ruhsat bölümü, ne demir, çimento ve hazır beton firmaları gerektiği kadar hesap sorulmadığı görülmektedir.
Bu güne kadar her konuda kolon kestirenler, müteahhit firmalar, şeytanlaştırıldı, pekii tüm bu hadiselere göz yumanlar, çıkar sağlayanlara nasıl bir sınıflandırmada yer vermeliyiz.
Anladığımız kadar hayali tatbikatların sadece işgüzarlıktan öteye gitmediği görülmekle beraber asıl olan işi bilenlerin mevkii ve makamın gerisinde bırakılmaları, asrın felaketlerinin ne zaman geleceğinin bilinmediği doğrultusunda yola çıkarak TATBİKATLAR BAHANE, MALİYETLER ŞAHANE.

