Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mustafa AKPINAR
Mustafa AKPINAR

SAYIN BERAT ALBAYRAK YERLİ VE MİLLİDİR.EKONOMİNİN BAŞINA GELMELİDİR. ÜLKEMİZİ AYDINLIK GÜNLER BEKLEMEKTEDİR.TÜRKİYE FAİZ BARONLARINA TESLİM EDİLMEMELİDİR..

Berat Albayrak ekonominin başına gelmeli.

Bunu süslü konuşmak için yazmıyorum. Ekonomi evin kirasıdır, market poşetidir, yolun yakıtıdır, işin durup durmamasıdır. Halk bunu böyle yaşar. Rakam masada kalır. Fatura eve gelir.

Bugünün tablosuna bakınca mesele daha net görünüyor. Ağustos 2026’da resmi enflasyon yıllık yüzde 31,51. Aylık artış yüzde 1,84. Gıda hâlâ yüksek. Ulaşım hâlâ yüksek. Konut, su, elektrik ve doğalgaz tarafı daha da ağır. Kira artışı da 12 aylık ortalamaya bakınca yüzde 31’in üzerinde. Yani ev tutan da, ev sahibi olan da, yolda giden de, mutfağa giren de aynı yükü omuzluyor.

Hükümet yeni programında yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 28,4’e çıkardı. Geçen yılki programda bu rakam daha düşüktü. 2026 büyüme tahmini de yüzde 3,3’e çekildi. Dolar 48 lira bandında. İşsizlik resmi olarak yüzde 8 civarında görünüyor. Ama genç işsizlik ayrı dert. Esnafın cirosu ayrı dert. Sanayicinin finansman maliyeti ayrı dert.

Şunu açık söylemek lazım. 2024’te enflasyon yüzde 75’leri gördü. Sonra düşüş başladı. Bu bir gerçek. Ama düşüş milletin evinde bitmiş değil. Yüzde 30’un üzerinde enflasyon “işler düzeldi” cümlesini taşımaz. Halk yüzde 30’u istatistik diye okumaz. Kira diye okur. Et, peynir, yol, okul, fatura diye okur.

2023’ten sonra ekonomi yönetiminin yolu belliydi. Faizi yükselt. Talebi kıs. Enflasyonu evcilleştir. Kurda bir süre nefes al. Bu yolun bir mantığı vardı. Piyasa da bunu istedi. Ama millete sorulunca cevap değişiyor. Kredi pahalı. İş yavaş. Ev uzak. Üretici “satamıyorum” diyor. Vatandaş “alamıyorum” diyor. İki cümle aynı evde buluşuyor.

İşte bu yüzden eski dönemi hatırlıyorum. 2018-2020 pürüzsüz değildi. Kimse pürüzsüz değildi. Kur yükseldi. Tartışma çıktı. Rezerv konuşuldu. Bunları yok saymam. Konuşulmayan şey düzelmez. Ama o dönemin bir yönü vardı. Cari açık küçülsün denildi. Üretim konuşuldu. İhracat öne alındı. Ev almak isteyene kapı aralandı. Enerji masadan düşürülmedi.

Bugün asıl eksik olan da bu yön. Enflasyonla mücadele şart. Kimse fiyatı savunsun demiyor. Ama yalnızca faizi sıkıp büyümeyi ve üretimi ikinci plana atarsan, tablo yarım kalır. Fiyat bir süre durur gibi olur. Sofradaki yük durmaz.

Yıllardır bize aynı reçete yazılıyor. Faizi yükselt. Dışarıdan para gelsin. Kur bir süre dursun. Sonra yine başa dön. Bu yol piyasayı rahatlatır. Halkı rahatlatmaz. Çünkü halk faizin adını değil, faturanın rakamını görür.
Ben bir isme gönül bağladığım için yazmıyorum. Bir duruş arıyorum. Üretimi unutmayan, evi aile meselesi gören, enerjiyi ayrı tutmayan, kamu bankasını milletin sırtına yük etmeyen bir duruş.

İsim yetmez. Gelirse üç şeyle gelmeli.
Net konuşacak. Ne yapacağını millete anlatacak. “Olur inşallah” ile ev geçinmez.

Hedef koyacak. Enflasyon düşecek mi, iş artacak mı, büyüme gelecek mi, bunlar yazılacak. Tutmazsa nedeni söylenecek. Bugün hedefin sürekli revize edilmesi millette güven bırakmıyor.

Üretimi öne alacak. Tarla, fabrika, ihracat ve enerji aynı masada duracak. Ev sahibi olmak ayrı, üreticiyi ayakta tutmak ayrı iş değildir.

Hata varsa konuşulsun. Kurun millete yükü konuşulsun. Anlatım kopukluğu konuşulsun. Ama linç de çözüm değildir. Hesap isterim. Hakaret istemem.
Asıl soru budur: Fiyatı tutacağız diye üretimi mi unutacağız, yoksa ikisini birlikte mi düşüneceğiz? Bugünün Türkiye’sinde enflasyon hâlâ yüzde 30’un üzerindeyken, büyüme yavaşlarken, kira ve gıda evin belini bükerken bu soru teorik değildir. Sofranın sorusudur.

Zor olan ikincisidir. Çıkış da oradadır. Ben çözümsüzlük tanımam. Her işin bir çıkışı vardır.
Berat Albayrak ekonominin başına gelmeli. Gelirken övünmek için değil, iş yapmak için gelmeli. Millete hesap verecek. Hedef koyacak. Üretimi unutmayacak. Enflasyonu da “düşüyor işte” diye geçiştirmeyecek. Çünkü yüzde 31 hâlâ milletin sırtındadır.

Türkiye’nin kahramana değil, yönü belli bir ekonomi yönetimine ihtiyacı var. Ben tarihçi yazar olarak bunu böyle görüyorum ve diyorumki yerli ve milli olan Berat Albayrak Bey ekonominin başına tekrar gelmeli ve ekonomi toparlanmalıdır.Milletin sırtındaki yük alınmalıdır. Ülkemiz faiz baronlarına teslim edilmemelidir.

Mustafa Akpınar
Tarihçi Araştırmacı Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER